Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, yılın ikinci Enflasyon Raporu toplantısını gerçekleştirdi ve enflasyon tahminlerini yukarı yönde revize etti. Bu durum, bankacılık sektörünün dikkatini çekti ve piyasalardaki beklentiler üzerinde etkili oldu. İşte toplantının ana hatları ve bankaların yanıtları…
Dün gerçekleştirilen toplantıda, Merkez Bankası 2026 için yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 16’dan yüzde 24’e çıkardı. 2027 yılı için ara hedef %9’dan %15’e, 2028 yılı için ise %8’den %9’a yükseltildi. Merkez Bankası Başkanı Karahan, tahmin aralığı uygulamasının kaldırıldığını da duyurdu. 2026, 2027 ve 2028 yılları için yıl sonu enflasyon tahminleri sırasıyla %26, %15 ve %9 olarak açıklandı.
Merkez Bankası’nın raporu sonrası Türkiye ekonomisine dair beklentiler değişti. Bankaların yaptığı açıklamalar, faiz indirimine dair kapıların kapandığını gösteriyor.
Citi, Merkez Bankası’nın enflasyon raporunu değerlendirerek, yılın ikinci yarısında faiz indirimleri için alan kalmadığına dikkat çekti. Citigroup Ekonomisti İlker Domaç, Merkez Bankası’nın resmi politika faizini sabit tutarken uyguladığı sıkılaştırma önlemlerinin etkisini vurguladı. Analizlere göre, Merkez Bankası’nın bir hafta vadeli repo ihalelerine ara vermesi, fiili olarak 300 baz puanlık bir sıkılaşmayı işaret ediyor. Domaç, bu örtülü sıkılaştırma adımlarının geri döndürülebilir olduğunu ancak etkinliğinin, döviz kurlarındaki değer kaybı hızına bağlı olduğunu belirtti. Piyasa güvenini sarsmadan değer kaybını kontrol etmenin en mantıklı yolunun, yeni bir faiz artırımı ile bu adımları desteklemek olduğuna işaret etti.
Alman bankalarından gelen yorumlar da dikkat çekici. Deutsche Bank, Merkez Bankası’nın tahminlerini yukarı revize etmesini olumlu bulurken, TCMB’nin “bekle-gör” yaklaşımını sürdürebilme kapasitesinin azaldığını ifade etti. Banka, geniş aralıklı tahminlerden ziyade nokta tahminlere odaklanılmasının stratejik bir tercih olduğunu, bu durumun belirsizlik ortamında Merkez Bankası’na esneklik sağlarken piyasalardaki güvenilirliği dengelediğini belirtti. Deutsche Bank, raporun, ağır bir arz şoku altındaki ekonomide daha gerçekçi bir enflasyon yoluna dönüş olarak değerlendirileceğini açıkladı.
Commerzbank ise Türk Lirası’nın değer kaybı risklerini inceledi ve yıl sonu Dolar/TL beklentisini 55,0 seviyesine güncelledi. Banka, enflasyon eğiliminin hızlanacağını ve rezervlerdeki düşüşün devam edeceğini öngördü. TCMB’nin mevcut koşullarda ek sıkılaştırma adımları atmaktan kaçınmasının, kur piyasalarındaki risk algısını artırdığına dikkat çekildi.
Bu gelişmeler, Türkiye ekonomisi ve piyasalardaki belirsizliklerin artmasına neden olurken, bankaların önümüzdeki süreçte alacakları pozisyonları da etkileyecektir.