Türkiye’nin rüzgar enerjisi alanındaki en büyük etkinliği olan Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi (TÜREK), bu yıl “Yarının Güvencesi, Rüzgarın Enerjisi” temasıyla Ankara’da gerçekleştirildi. Kongreye, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) Genel Direktörü Francesco La Camera gibi önemli isimler katıldı. Türkiye, 15 bin megavat kurulu güç ile rüzgar enerjisini artık sadece alternatif bir kaynak olarak değil, enerji sisteminin ana bileşeni olarak konumlandırıyor.
TÜREB Başkanı İbrahim Erden, kongrenin açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye’nin rüzgar enerjisi alanında tarihi bir dönemeçten geçtiğini vurguladı. 2025 yılı itibarıyla toplam kurulu gücün 15 bin megavatı geçeceğine dikkat çeken Erden, Türkiye’nin yalnızca bir pazar değil, aynı zamanda yerli üretimle küresel bir enerji merkezi haline geldiğini belirtti. YEKA RES projelerinde getirilen yüzde 65 yerlilik şartının önemini vurgulayan Erden, yerli kanat fabrikalarının yeniden faaliyete geçmesinin sektörde umut verici bir gelişme olduğunu ifade etti.
EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, kongrede yatırımcılara hem müjde hem de uyarılarda bulundu. Son beş yılda rüzgar santralleri için toplam 4 bin 200 megavatlık kapasite tahsis edildiğini açıklayan Yılmaz, bu kapasitelerin acilen devreye alınması gerektiğini belirtti. Yatırım süreçlerini geciktirenlere karşı sert bir tutum sergileyen Yılmaz, “Yükümlülüklerini yerine getirmeyen ve lisansı yalnızca bekleme aracı olarak gören hiçbir yaklaşıma müsamaha göstermeyeceğiz. Bu kaynakların israf edilmesine ve yatırım süreçlerinin geciktirilmesine asla izin vermeyeceğiz,” dedi.
IRENA Genel Direktörü Francesco La Camera, fosil yakıtların kırılganlığına vurgu yaparak rüzgar enerjisinin yeni ekonomi modelinin temel direği olduğunu ifade etti. TBMM Sanayi ve Enerji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank ise, bürokratik engellerin ortadan kaldırılması için meclis olarak üzerlerine düşeni yaptıklarını belirterek, “Vizyonumuz sadece türbin inşa etmek değil; kanat, yazılım ve teknoloji üretimini de bu topraklarda gerçekleştirmektir,” şeklinde konuştu. Türkiye, 2050 yılına kadar 950 teravatsaatlik tüketim hedefi doğrultusunda ilerlerken, rüzgar enerjisi bu stratejik süreçte en güçlü itici güç olmaya devam ediyor.