Dijital Çağda Yalnızlık ve Şiddet: Gençlerin Karşılaştığı Tehditler

Dijital Çağda Yalnızlık ve Şiddet: Gençlerin Karşılaştığı Tehditler 19 Nisan 2026 tarihinde Hakan Kaplan tarafından hazırlandı. Uzmanlar, yalnızlık hissi yaşayan gençlerin dijital platformlara yöneldiğini ve bu ortamlarda kontrolsüz gruplar aracılığıyla kendilerine yapay kimlikler oluşturduklarını, aynı zamanda şiddeti “statü simgesi” olarak kabul ettiklerini vurguluyor. Şanlıurfa’da bir lisede ve Kahramanmaraş’taki bir ortaokulda gerçekleşen silahlı saldırılar, sosyal medya ve şiddet içerikli oyunların çocuklar üzerindeki etkilerini yeniden gündeme taşıdı. AA muhabirleri, dijital platformların gençler üzerindeki muhtemel etkilerini ve bu etkilerden korunma yollarını uzmanlarla değerlendirdi.

İstanbul Medipol Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Büyükaslan, sanal ortamda kurulan ilişkilerin gerçek hayata nasıl yansıdığına dair önemli noktalar aktardı. Ergenlik dönemindeki çocukların bu sanal dünyayı gerçek yaşamlarına entegre etme çabasının, dikkatle değerlendirilmesi gereken bir durum olduğunu belirtti. Büyükaslan, şiddetin görünürlüğünün artmasının, onu özendirici bir hale getirebileceğine dikkat çekerek, “Şiddetin her türlüsünün teşvik edici bir şekilde algılanabileceği gerçeğini göz ardı eden yaklaşımlar, kaygı taşımadan ilk paylaşımı yapma, en etkili içeriği verme çabasıyla hareket etmek oldukça tehlikelidir. Bu tür yayınlar, belirli yaş gruplarındaki çocukların ekranda gördükleri kahramanlıkları gerçek yaşamlarında yaşama isteğini artırabilir” dedi.

Dijital platformların sağladığı “mutlak etki”nin her yaş grubunda farklı yoğunluklarda hissedildiğine vurgu yapan Büyükaslan, “Çocuklar ve gençler, internetin sunduğu bu ortamlarda, sadece oyun alanları değil, aynı zamanda her türlü ilişkinin kurulabildiği, rol modellerin oluşturulabildiği ve istismara açık olan mekanlar olarak var olmaktadır” ifadelerini kullandı. Büyükaslan, gençlerin masum duygularla girdikleri bu dijital dünyada, farkında olmadan bağımlılık geliştirdiklerini ve bu dünyadaki kuralları gerçek hayatta da uygulama isteğine kapıldıklarını belirtti.

Algoritmaların, hangi platformda ve hangi yaş grubunda olursa olsun kullanıcıların düşünce ve davranış kalıplarını şekillendirdiğini ifade eden Büyükaslan, “Bu durum, tüm kullanıcılar için mutlak etkiye maruz kalma hali yaratıyor” dedi. Siyaset, aile, eğitimciler ve güvenlik güçleri gibi toplumun geleceğiyle ilgili herkesin bu konuyu düşünmesi ve hem kısa hem de uzun vadeli çözümler geliştirmesi gerektiğini vurguladı. “Artık, çocuklarımızı ve gençlerimizi bedenen ve zihnen nasıl daha bilinçli, öz güvenli ve huzurlu bir hayata hazırlayabileceğimiz sorusunun yanıtlarını aramalıyız” diyen Büyükaslan, bu çabaların, başka ülkelerde sıkça karşılaşılan bu tür olayların ülkemizde tekrar etmemesi için kritik olduğunu söyledi.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Barış Erdoğan, gençlerin aile ve okul gibi geleneksel kurumlardan uzaklaşarak radikal dijital gruplarda aidiyet arayışına yönelmelerinin tek bir nedeni olmadığını belirtti. Ailelerin, birçok genç için eskisi kadar güçlü bir bağ kuramadığını ifade eden Erdoğan, “Aileler, çocuklarıyla gerçek bir ilişki kurmakta zorluk yaşıyorlar” dedi.

Author: Hakan Kaplan

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir