Amerika Birleşik Devletleri’nin kıyı bölgelerinde, on binlerce tanımlanamayan su altı cismi (USO) tespit edildi. Ancak bu gizemli nesnelerin kaynağı ve kimliği henüz belirsizliğini koruyor. Askeri ve sivil veri tabanlarında kaydedilen bu gözlemler, güvenlik endişelerini artırıyor.
Özgür bir araştırma kuruluşu olan Enigma, Ağustos 2025’ten itibaren ABD kıyı şeridinin 15 kilometre yakınında ve büyük su kütlelerinde 9 binden fazla gizemli cisim kaydetti. Modern sensörler, radarlar ve gözlemler sayesinde ortaya çıkan bu cisimlerin, askeri denizaltılar tarafından “son derece yüksek hızlarla hareket eden su altı araçları” olarak raporlandığı bildirildi.
Marine Technology News tarafından aktarılan verilere göre, kaydedilen 9 bin olayın yaklaşık 500’ü kıyı şeridinin sadece 8 kilometre yakınında gerçekleşti. Analizler, 150’den fazla tanımlanamayan cismin su yüzeyinde asılı kalıp, sonrasında doğrudan suya dalıp deniz altında hareket etmeye devam ettiğini gösteriyor. Enigma’nın raporlarında, ABD kıyıları boyunca su altında parlayarak ilerleyen iki ayrı tanımlanamayan cisme dair görüntülere de yer verildi.
Tanımlanamayan su altı cisimlerinin en sık görüldüğü bölgeler ise Kaliforniya ve Florida olarak kaydedildi. Yapılan resmi bildirimler ve radar kayıtları sonucunda Kaliforniya’da 389, Florida’da ise 306 bağımsız olay tespit edildi. Araştırmacılar, bu bölgelerdeki askeri üslerin ve yoğun deniz trafiğinin sensör hassasiyetini artırdığını belirtiyor.
Emekli ABD Donanma Tuğamiral Tim Gallaudet, hükümete yönelik eleştirilerde bulunarak, tanımlanamayan cisimlerin ABD karasularına girmesine rağmen Savunma Bakanlığı’nın (Pentagon) alarm durumu ilan etmemesini sorguladı. Gallaudet, askeri pilotlar ve gözlemciler tarafından kaydedilen cisimlerin, mevcut insan yapımı teknolojilerin ulaşılamayacağı hızlarda hareket ettiğini ve hava-su sınırını sürekli olarak geçtiklerini vurguladı.
Bu gelişmeler, Amerika’nın kıyılarında gizemli su altı cisimleri konusunda artan bir merak ve endişe yaratırken, bilim insanları ve güvenlik uzmanları konuya dair daha fazla araştırma yapılması gerektiğini savunuyor.
